11 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen 7584 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Düzenleme; mülkiyet uyuşmazlıkları, orman şerhleri, Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ve 2/B uygulamaları bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Giriş
7584 sayılı Kanun ile başta 6831 sayılı Orman Kanunu olmak üzere çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Orman Kanunu bakımından getirilen düzenlemeler; karbon yutak ormanlarının oluşturulması, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen orman kadastrosu işlemleri nedeniyle mülkiyet hakkı bakımından ortaya çıkan uyuşmazlıkların belirli koşullar altında yeniden değerlendirilmesi ve 2/B uygulamalarına ilişkin yeni bir hukuki çerçeve oluşturulması bakımından önem arz etmektedir.
Özellikle 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 22; geçmişte kesinleşmiş orman kadastrosu sonucunda Devlet ormanı olarak sınırlandırılan, ancak tapu kaydı gerçek veya tüzel kişiler adına devam eden yahut tapusu iptal edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlar bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Bu çalışmada, 7584 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler ilgili kanun hükümleri çerçevesinde incelenerek; mevcut tapu kayıtlarına, orman şerhlerine, devam eden yargılamalara, Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlara ve 2/B uygulamalarına ilişkin hukuki sonuçlar değerlendirilmektedir.
I. 7584 Sayılı Kanun’un Orman Kanunu Bakımından Getirdiği Temel Düzenlemeler
7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Orman Kanunu’na Ek Madde 21, Ek Madde 22 ve Ek Madde 23 eklenmiştir. Düzenlemeler temel olarak üç başlık altında değerlendirilebilir:
- Karbon yutak ormanlarına ilişkin düzenlemeler,
- Tapulu taşınmazların orman kadastrosu nedeniyle ortaya çıkan mülkiyet sorunlarının belirli koşullarda giderilmesi,
- Belirli alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilmesine ilişkin düzenlemeler.
Bu hükümler içerisinde özellikle Ek Madde 22, taşınmaz mülkiyeti bakımından doğrudan sonuç doğurması nedeniyle ayrı bir önem taşımaktadır.
II. Ek Madde 22 Kapsamında Tapulu Taşınmazlara İlişkin Düzenleme
A. Düzenlemenin kapsamı
6831 sayılı Orman Kanunu’na 7584 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle eklenen Ek Madde 22’nin birinci fıkrası, geçmişte gerçekleştirilmiş orman kadastrosu işlemleri nedeniyle tapu kaydı ile orman kadastrosu arasında ortaya çıkan uyumsuzlukların belirli koşullar altında giderilmesini amaçlamaktadır.
Hükme göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan bazı taşınmazların mevcut tapu kayıtlarının geçerli kabul edilmesi mümkündür. Bunun için taşınmazın:
- Hazine adına kayıtlı olmaması,
- tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş olması,
- gerçek veya tüzel kişi adına tapuda kayıtlı bulunması
gerekmektedir. Şartların sağlanması halinde mevcut tapu kaydı bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecek, tapu sicilinde bulunan orman şerhi veya benzeri belirtmelerin ise terkin edilmesi mümkün olacaktır.
B. Düzenlemenin önceki hukuki durumdan farkı
Orman kadastrosu sonucunda bir taşınmazın Devlet ormanı olarak sınırlandırılması, tapu sicilindeki mülkiyet kaydı bakımından ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Özellikle uzun yıllardır gerçek veya tüzel kişiler adına kayıtlı bulunan taşınmazların sonradan gerçekleştirilen orman kadastrosu sonucunda Devlet ormanı sınırları içerisinde bırakılması, tapu iptali ve tescil davalarının açılmasına neden olabilmektedir.
Ek Madde 22 ile, kanunda öngörülen koşulların bulunması halinde geçmiş uygulamaların belirli yönlerden yeniden değerlendirilmesine imkân tanınmaktadır. Bu yönüyle düzenleme, geçmişte kesinleşmiş orman kadastrosu işlemlerinden kaynaklanan belirli mülkiyet uyuşmazlıklarını gidermeye yönelik istisnai bir hukuki mekanizma niteliğindedir.
III. Orman Şerhinin Terkinine İlişkin Düzenleme
Tapu sicilinde taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığına ilişkin şerh bulunması, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının kullanımında önemli hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Ek Madde 22 kapsamında gerekli şartların bulunması halinde, mevcut tapu kaydının geçerli kabul edilmesiyle birlikte tapu sicilindeki orman şerhinin de terkin edilmesi öngörülmektedir.
Taşınmazın tapu kaydının hangi mevzuata göre oluşturulduğu, orman kadastrosunun hangi tarihte kesinleştiği, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olup olmadığı ve kanunda düzenlenen istisnalardan birinin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle uygulamada taşınmaz bazında inceleme yapılması zorunludur.
IV. Devam Eden Yargılamalar Bakımından Yeni Düzenlemenin Sonuçları
Ek Madde 22 kapsamında ilgili kişilerin idareye başvurması ve başvurunun sonuçlanmasının beklenmesi gereken durumlarda, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davaların açılmasının ertelenmesi söz konusu olabilecektir. Başvuru süreci içerisinde taşınmazın aynına ilişkin bazı hak düşürücü sürelerin işlememesi de düzenlenmiştir.
Devam eden bir tapu iptali ve tescil davasında yeni düzenlemenin uygulanabilir olması halinde mahkemenin, idari sürecin sonucunu beklemesi veya yeni düzenlemenin dava konusu taşınmaza etkisini değerlendirmesi gündeme gelebilecektir. Bu nedenle Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce açılmış davaların, dosyanın bulunduğu aşama itibarıyla ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
V. Tapu İptal Kararı Kesinleşmiş Ancak Hazine Adına Tescil Henüz Gerçekleşmemiş Taşınmazlar
Ek Madde 22’nin ikinci fıkrası, tapu iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmiş olmasına rağmen henüz Hazine adına tescil işleminin gerçekleştirilmediği durumlara ilişkin özel bir düzenleme içermektedir. Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde taşınmazın hukuki durumu yeniden değerlendirilebilecektir.
Geçmişte taşınmaz bedelinin ödenmiş olduğu durumlarda ilgili bedelin Hazineye iadesi gündeme gelebilecektir. Kanun koyucu, iade edilecek tutarın taşınmazın güncel rayiç değerinden az olamayacağını düzenleyerek geçmişteki ödeme ile güncel taşınmaz değeri arasındaki farkı dikkate alan bir sistem öngörmüştür.
VI. Hazine Adına Tescil Edilmiş Taşınmazların Eski Maliklerine İadesi
7584 sayılı Kanun ile getirilen en dikkat çekici düzenlemelerden biri, geçmişte tapusu iptal edilerek Hazine adına tescil edilmiş bazı taşınmazların eski maliklerine veya bunların akdi ve kanuni haleflerine iade edilebilmesine imkân tanınmasıdır. Bu husus Ek Madde 22’nin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir.
Eski malikin vefat etmiş olması halinde, kanunda öngörülen şartların bulunması kaydıyla mirasçıların da hak sahibi olarak değerlendirilmesi mümkün olabilecektir. Ancak iade mekanizması mutlak nitelikte değildir; taşınmazın geçmişteki hukuki durumu, Hazine adına tescilin hangi sebeple gerçekleştirildiği ve Ek Madde 22’de düzenlenen şartların mevcut olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
VII. İade İçin Öngörülen İki Yıllık Süre
Ek Madde 22/3 kapsamında öngörülen başvuru süresi iki yıldır. 7584 sayılı Kanun’un 20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle, başvuru hakkı bulunan kişilerin 20 Haziran 2028 tarihini dikkate almaları gerekmektedir.
VIII. Tazminat ve Ecrimisil Talepleri
Ek Madde 22 kapsamında taşınmazın eski malikine veya kanuni ya da akdi haleflerine iade edilmesi halinde, geçmiş döneme ilişkin olarak idareden ayrıca tazminat veya ecrimisil talep edilemeyeceği düzenlenmiştir. Taşınmazın iadesinin sağlanması, eski malik açısından geçmiş dönemde taşınmazın kullanılamamasından kaynaklandığı ileri sürülen zararların ayrıca talep edilebileceği anlamına gelmemektedir.
IX. Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti
Yeni düzenleme nedeniyle bazı tapu iptali ve tescil veya orman şerhinin kaldırılması davalarının konusuz kalması mümkündür. Ek Madde 22 kapsamında bu tür davalara ilişkin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ne şekilde değerlendirileceğine ilişkin özel hükümler getirilmiştir. Halen görülmekte olan davalarda yalnızca taşınmazın mülkiyet durumunun değil, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından doğabilecek sonuçların da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
X. Ek Madde 22 Kapsamındaki İstisnalar
Ek Madde 22, bütün orman sınırlandırmalarını ve bütün tapulu taşınmazları kapsamına almamaktadır. Maddenin altıncı fıkrasında kapsam dışında bırakılan çeşitli taşınmaz ve alanlar düzenlenmiştir. Kanunda belirtilen şartlara göre bazı:
- zeytinlik alanlar,
- topraklandırma sahaları,
- bedeli ödenerek devletleştirilmiş taşınmazlar,
- mera niteliğindeki alanlar,
- kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri,
- turizm merkezleri ve turizm alanları,
- özel kanunlara tabi alanlar,
- Boğaziçi Kanunu kapsamındaki alanlar,
- özel statülü orman alanları,
- yanan orman sahaları
düzenlemenin kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu nedenle yalnızca tapu kaydına bakılması yeterli olmayıp taşınmazın hukuki ve idari statüsünün tamamının ortaya konulması gerekir.
XI. 2/B Uygulaması ve Ek Madde 23
2/B nedir?
2/B kavramı, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında düzenlenen ve bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılması işlemine verilen isimdir. Bu alanlar uygulamada “2/B alanı” veya “2/B arazisi” olarak adlandırılmaktadır.
2/B statüsü doğrudan mülkiyet hakkı yaratmaz. Bir alanın 2/B olarak orman sınırları dışına çıkarılması ile bu alan üzerindeki mülkiyetin kime ait olduğu farklı hukuki meselelerdir.
XII. Ek Madde 23 ile Yeniden 2/B Uygulaması
Ek Madde 23 uyarınca Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak inceleme sonucunda belirli koşulları taşıyan alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilecektir. Özellikle daha önce 2/B şartlarını taşıdığı halde farklı hukuki veya teknik nedenlerle uygulama dışında kalan ya da önceki uygulaması iptal edilen belirli alanlar bakımından yeni bir değerlendirme yapılmasının önü açılmıştır.
Düzenleme kapsamındaki uygulamalar “ikinci kadastro” sayılmayacaktır. Bu husus Ek Madde 23’te açıkça hüküm altına alınmıştır.
XIII. 2/B Alanının İmar ve Mülkiyet Durumu
2/B uygulaması ile imar mevzuatının birbirinden ayrılması gerekir. Bir taşınmazın 2/B kapsamında bulunması, taşınmazın kendiliğinden arsa niteliği kazanması, imarlı hale gelmesi veya yapılaşmaya açılması sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde 2/B statüsünün bulunması, taşınmazın doğrudan kullanıcı veya eski malik adına tescil edileceği anlamına da gelmez.
Taşınmazın mülkiyet durumu tapu ve kadastro mevzuatı kapsamında; yapılaşma ve kullanım koşulları ise ilgili imar mevzuatı kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
XIV. Orman Şerhinin Kaldırılması ile Tarım Arazisinin İfrazı Arasındaki Fark
Bir taşınmaz üzerindeki orman şerhinin kaldırılması, taşınmazın herhangi bir sınırlama olmaksızın bölünebileceği anlamına gelmemektedir. Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, ifraz ve bölünme işlemleri bakımından 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile ilgili ikincil mevzuat hükümleri uygulanmaya devam edecektir.
Taşınmazın imar planındaki durumu ve tabi olduğu özel mevzuat hükümleri de ayrıca incelenmelidir.
XV. Ek Madde 21: Karbon Yutak Ormanları
Ek Madde 21 ile karbon yutak ormanlarına ilişkin hukuki düzenleme getirilmiştir. Düzenleme, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ormanların karbon tutma kapasitesinin artırılması ve karbon yutak alanlarının oluşturulmasına ilişkin hukuki çerçeveyi belirlemektedir.
Orman Genel Müdürlüğüne karbon yutak ormanlarının kurulması, kurdurulması, yönetilmesi ve işletilmesine ilişkin çeşitli yetkiler tanınmıştır. Bu düzenleme, klasik orman yönetimi anlayışının yanında iklim değişikliği ve karbon yönetimi politikalarının da orman mevzuatına dahil edilmesi bakımından önem taşımaktadır.
XVI. Orman Alanlarının Korunmasına İlişkin Denge Mekanizması
Belirli koşulları taşıyan taşınmazların tapu kayıtlarının geçerli kabul edilmesi veya eski maliklerine iade edilmesi mümkün hale getirilirken, orman alanlarının korunmasına yönelik ayrıca bir mekanizma öngörülmüştür.
Belirli koşullarda tapusu geçerli kabul edilen veya iade edilen taşınmazların yüzölçümünden az olmamak üzere bazı Hazine taşınmazlarının Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesi ve bunların orman tesis edilmek veya orman olarak kullanılmak üzere değerlendirilmesi öngörülmektedir. Böylece geçmişten kaynaklanan mülkiyet uyuşmazlıklarının çözümü ile orman varlığının korunması ve telafisi arasında denge kurulması amaçlanmaktadır.
XVII. Taşınmaz Sahipleri Bakımından Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
7584 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından özellikle tapusunda orman şerhi bulunan; orman kadastrosu sonucunda Devlet ormanı sınırları içerisinde bırakılan; geçmişte tapusu iptal edilen; Hazine adına tescil edilen; tapu iptali ve tescil davası devam eden; geçmişte 2/B uygulamasına konu olan veya 2/B uygulaması iptal edilen taşınmazların geçmiş kayıtlarının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
Yalnızca güncel tapu kaydının değerlendirilmesi yeterli değildir. Özellikle şu belge ve kayıtlar birlikte incelenmelidir:
- Tapu kayıtları,
- kadastro tutanakları,
- orman kadastro belgeleri,
- orman tahdit haritaları,
- mahkeme kararları ve kesinleşme tarihleri,
- tapudaki şerhler.
Eski tarihli taşınmazlarda mülkiyetin hangi işlemle kazanıldığı, orman kadastrosunun hangi tarihte kesinleştiği ve daha önce herhangi bir yargılamaya konu olup olmadığı belirleyici niteliktedir.
XVIII. Genel Değerlendirme ve Sonuç
7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Orman Kanunu’nda yapılan değişiklikler, geçmiş dönem orman kadastrosu işlemlerinden kaynaklanan mülkiyet uyuşmazlıkları bakımından önemli bir hukuki düzenleme meydana getirmiştir.
Ek Madde 22, belirli şartları taşıyan ve geçmişte Devlet ormanı olarak sınırlandırılmış tapulu taşınmazların yeniden değerlendirilmesine imkân tanımaktadır. Bazı taşınmazlarda mevcut tapu kayıtlarının bedelsiz olarak geçerli kabul edilmesi ve tapudaki orman şerhlerinin terkin edilmesi mümkün hale gelmiştir. Ayrıca tapusu iptal edilmiş ancak henüz Hazine adına tescil edilmemiş taşınmazlar bakımından yeni bir değerlendirme mekanizması oluşturulmuş; Hazine adına tescil edilmiş belirli taşınmazların eski maliklerine veya kanunda belirtilen haleflerine iadesinin önü açılmıştır.
Ek Madde 23 ile belirli koşullarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Bununla birlikte 2/B statüsünün doğrudan mülkiyet hakkı veya imar hakkı sağlamadığı; 2/B uygulaması, mülkiyet ve imar durumunun birbirinden ayrı hukuki meseleler olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Kanun’un taşınmaz maliklerine sağladığı imkânlar genel ve otomatik bir hak niteliğinde olmayıp, kanunda öngörülen şartların somut taşınmaz bakımından gerçekleşmesine bağlıdır. Özellikle Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlar bakımından iki yıllık başvuru süresi ve devam eden davalar bakımından yeni düzenlemenin dosyaya etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Soruların yanıtlarını görmek için ilgili başlığa tıklayın.
17584 sayılı Kanun nedir ve ne zaman yürürlüğe girmiştir?
7584 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 11 Haziran 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun ile 6831 sayılı Orman Kanunu’nda önemli değişiklikler yapılmış; özellikle Ek Madde 21, Ek Madde 22 ve Ek Madde 23 ile yeni düzenlemeler getirilmiştir.
2Tapusunda orman şerhi bulunan taşınmazların şerhi kaldırılacak mı?
Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde bazı taşınmazların mevcut tapu kayıtlarının geçerli kabul edilmesi ve tapu sicilindeki orman şerhinin terkin edilmesi mümkün olacaktır. Ancak 7584 sayılı Kanun, tapusunda orman şerhi bulunan bütün taşınmazların şerhinin herhangi bir inceleme yapılmaksızın otomatik olarak kaldırılmasını öngörmemektedir.
3Tapusu iptal edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmaz geri alınabilir mi?
Belirli şartların sağlanması halinde mümkündür. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Ek Madde 22/3 hükmü kapsamında, daha önce tapusu iptal edilerek Hazine adına tescil edilen bazı taşınmazların eski maliklerine veya bunların kanuni ya da akdi haleflerine iade edilmesi mümkün hale getirilmiştir. Somut taşınmazın kanunda öngörülen şartları taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.
4Hazine adına tescil edilen taşınmazın geri alınması için ne kadar süre vardır?
Ek Madde 22/3 kapsamında başvuru için iki yıllık süre öngörülmüştür. Kanunun 20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, bu kapsamda başvuru hakkı bulunan kişilerin 20 Haziran 2028 tarihine kadar gerekli başvuruları yapmaları gerekmektedir.
52/B nedir?
2/B, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş ve orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen belirli alanların orman sınırları dışına çıkarılması uygulamasıdır. Bu alanlar uygulamada “2/B arazisi” olarak adlandırılmaktadır.
62/B arazisi doğrudan kullanıcı veya eski malik adına mı tescil edilir?
Hayır. Bir taşınmazın 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılması, tek başına mülkiyet hakkının belirli bir kişiye geçtiği anlamına gelmez. Taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve hak sahipliği ayrıca ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
72/B arazisi otomatik olarak imarlı arsa haline gelir mi?
Hayır. 2/B statüsü, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasıyla ilgili olup taşınmazın kendiliğinden imarlı arsa niteliği kazanmasını sağlamaz. Taşınmazın imar durumu, yapılaşma koşulları ve kullanım amacı ayrıca değerlendirilmelidir.
8Orman şerhi kaldırılan tarla veya bahçe bölünebilir mi?
Orman şerhinin kaldırılması, taşınmazın serbestçe ifraz edilebileceği anlamına gelmez. Tarım arazilerinin bölünmesi ve ifrazı bakımından 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile ilgili mevzuat hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu nedenle taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olması halinde ayrıca tarım mevzuatı yönünden inceleme yapılması gerekir.
9Tapu iptali ve tescil davam devam ediyorsa 7584 sayılı Kanun’dan yararlanabilir miyim?
Somut olayın özelliklerine göre mümkün olabilir. Ek Madde 22 kapsamında getirilen düzenlemelerin devam eden davalara etkisi, davanın konusu, taşınmazın hukuki durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle devam eden davalarda yeni kanun hükümlerinin dosya özelinde incelenmesi önem taşımaktadır.
107584 sayılı Kanun’dan yararlanıp yararlanamayacağımı nasıl öğrenebilirim?
Taşınmazın yalnızca güncel tapu kaydının incelenmesi çoğu durumda yeterli değildir. Tapu kayıtları, kadastro tutanakları, orman kadastro belgeleri, orman tahdit haritaları, tapudaki şerhler, varsa mahkeme kararları ve taşınmazın Hazine adına tescil edilip edilmediği birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle geçmişte tapusu iptal edilen veya orman sınırları içerisinde bırakılan taşınmazlar bakımından profesyonel hukuki inceleme yapılması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.
Bu çalışma genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her taşınmazın hukuki durumu kendine özgü olduğundan, somut olay bakımından profesyonel hukuki değerlendirme alınması önerilir.